benden de bi o kadar
February 18, 2008
lindsay lohan’ın suratını secemiyorum. bedenini seciyorum. ama suratını secemiyorum. kac defa baksam da hafızam da yer etmiyor. kac defa baktım hala yuzunu gorsem tanımam. ama ismi gecti mi bakarım.
toshiba lcd tv var hd. ona laptop baglayıp ara kablosuyla babalar gibi monitore cevirebiliosunuz. ben de genelde film izlemek icin kullanıyorum. bunu yaparken tabi ekran ayarlarından birden cok monitor yapmak gerekiyor. iste onu yaparken apply deyip de tamam derken bir ekranın kararıp geri gelmesi var. o islem anında aayip bir rahatsızlık duyuyorum. bir ürperti oluyor bende anlık. nefessizlik hatta biraz korku. neyden bilmiyorum sorgulamadım inanın ki.
favori insanı bayya degistiriyor. bıyık, sac, sakal zaten degistirir ama en ince ayrıntı asıl. kısa kesince baska, uzun bırakınca baska oluyo insan. ya da bende inanılmaz degisik tiplemeler cıkardıgı kesin, tipten tipe degisiyorum o acık. dogru favori insanı yakısıklı yapar. yanlıs olan fauldur zaten. guzeli cirkin yapar. bazen cirkin olmak da favori haline gelebilir. severim.
bunu bayaadır yazacam. hatta tek post olarak yazmak vardı, denedim de daha once sonraya bıraktım. kısaca burda arada nasipmiş. diyorum ki kilo var ya hani birim, o yeterli bence birim olarak. diger birimlere gerek olmayabilir. bahsettigimiz nesne yada olgudan ne oldugunu anlarız zaten, biraz da dogru soru ve cevapla. zaten cogu zaman birimleri soylemeden kullanıyoz rakamları. hem ben bir yabancı kelimenin kilogramın bu kadar yerlilestigini gormedim. kilo sanki bizim kelime, bizden biri kilo. kilo. kilo. kilo. kilo. evet gitti anlam 5incide.
karsıdan karsıya gecen vatandaş. bu enteresan bir gozlemim, cok gundelik hayattan ama ciddi sosyolocik yerlere cekerim. buradan gundelik hayat sosyolocik diil yada ciddi diil gibi bir mana cıkmasın, aksi babası babası. trafik lambasının olmadıgı bir yerden karsıdan karsıya gecen vatandaş gıcır takım elbiseli felan bay ya da bayansa arabalar bi yavaslıyıp izin verebiliyor yada az tepki gosteriyo. tersi durum malum zaten. avrupaya gidenler bilirler, bu karsıya gecme en dumur farklardan biridir. trafik ciddi bir alıskanlık oldugu icin hem yaya hem sürücü pratigi olarak. avrupada yaya hep önceliklidir. hızla kosarak gecince nası bakarlar ya da araba durunca gec diye, bi an nasıl da gecemezsin. durmayan arabanın onunden gecmeye alısmıs bunye. bi de benim gibi araba surenler varsa, surerken de durmamaya alısmıs bunye tabi, tepki agır oluyo haliyle avrupalıdan. neyse kısaca takım elbiseylen avrupalı olunur gibi bir aristocu, pozitivist, garbiyatçı bir sadete gelmis gibi durdum. durdum ama aslında bu cumleden su cumleye gecme hakkı bende. bergsoncu elan vitalli bi cumle. simdi kuramadım tam.