I tesp it.

April 14, 2008

nası espri ama gene bomba:)

simdi boyle altalta yazıcam gundelikci hayattan tespitlerimi. cunku kafamda biriktirdim ve hepsi nası kafamda birikmis halde durabiliyorsa onu buraya da yansıtmak istiyorum. boyle altalta baska kucuk everyday lifelardan seyler birarada. everiday life ve biraradalık kavramı zaten gundelik hayat sosyolocisini(tespitbilim) acıklar bize, kucuğun icindeki buyuk toplumsalı. genc kız boyle dusunuyordu butun gun saksısında o kucuk ayrıntıları hafızalamaya calısırken. birden telefonu caldı ve telefonunda yazan ismi hatırlamıyordu. evet saksısı hep sırf aslında bloguma malzeme olsun(ah uykusuzda yazabileydim keske) icgudusuyle biriktirdigi kucuk toplumsallarla dolmustu. toplumsal buyuktu aslında. kucuk olan ise ayrıntıydı. bir nevi kısaltmaydı bu kucuk ayrıntının buyuk toplumsalının kısa hali. halbuki o sanıyorduki hayatı boyle yasıyor, halbusu sırf bloguna malzeme toplamak adınaydı bu. kucuk ayrıntıları yakalamalıyım, yakalamalıyım, yykalamalyım. evet ucucunde sıcıyordu hep. cunku zor bir kelimeydi yakalamak yazmak ve sıcıyordu ustune bir sonraki ucuncu kelimesinde de kekeliyordu. cunku yakalamak zordu özünde aslında.

kız kendini kaybetmisti artık. o kadar ki bir saatin tik takına kilitlenmek gibi, sırf tik tak sesini duyuyor ama zaman kavramını kaybediyordu. saate dısardan bakıp buyuk zamanı gorup saat kac olmus lan oha saatlerdir mal gibi aynı tik takımı izliom ben diyemiyecek kadar . tik takımı. evet o takımdandı o da. bu kucuk seysileri tespit artık tik olmuş ağaçkakandı artık. duysa ağaç senin kakandır bir kereeem tımammı diye espri yapardı bile yani. kerem kim desem apışıp kalırdı ama.

telefon caldıgında yazan isim keremdi ve evet hatırlamıyordu kim oldugunu. bi an bunu bloguna bir tespit olarak yazabilecegini dusundu bi an ve rahatladı. ne zaman dusunmuyorduki zaten. her an herseyi yazabilirdi bloguna cunku herseyden bir tespit cıkardı. ama problem de buydu zaten evet herseyden bir tespit cıkardı ve bunun ona ozgu bir tarafı yoktu. ama ole herseyin icine girmeye calısıyordu ki kücük ayrıntıllarda kaybolmus derler ya o kliseydi iste. ama saksısı da o kadar kucuktu ki sadece kucuk ciceklere yer vardı. sulaması da dert değildi hem, az su giderdi o çiçeğin üstüne, kim beslicek büyütücek yeşerticek. suyu da azdı zaten. yani diyordu blki bir gun oyle bir kucuk toplumsalla karsılarsırım ki hayatımın tespitiyle ona suyu nerden bulurum diye dusunuyordu. haklıydı beyni cok az su üretiyordu ve tabiki sebebi kuresel ısınmaydı cunku. bu yuzden kuresel ısınmaya da karsıydı, hic bir etkinligi kacırmaz geceleri tum fisleri cekerdi.

o kucuk beyaz atlıtoplumsalına beyninin su uretemeyicigini için için hissediyordu beyni su üretmediği için sadece hissediyordu. mesela hisleri de cok gelisikti oyle hissediyordu genc kız gene beyni su üretmedigi icin sadece hissediyordu. ama belki o kadar guzel bir beyaz atlı kucuk toplumsalsa, hayatımın toplumsalıysa amımın suyu akar da oyle beslerim diye dusunuyordu beyaz atlı tespitini. en azından hic yoktan. bu toplumsaldan da buyuk olan bir de beyaz at da olacaktı cunku. onun da hayalini kuruyordu. suyu hakikaten azdı bu genc kızın.

suyu azdı birden ve kerem yazıyordu ve hatırlamıyordu. niye hatırlayamadıgını da bilemiyordu, hissediyordu belki. belki de kerem. oydu. beyaz atlı toplumsal tespit. 5 kere calmıstı telefon henuz. kerem de zorluyordu belli. aa dedi telefonların kac kere caldırıldıgına dair bir tespit yapabilirim dedi. geneldde dortdur oyle yazayım bloguma diye dusundu bi an ve rahatladı. mademki 4u gecmisti kacırmak istemedi bu sansı biliyorduki her an kapanabilir. bi kere daha caldı. elleri titriyordu cok heyecanlanmıstı. telefonu bi an icin hani filmlerdeki sempatik guzel kızın cok onemli telefonu acmadan once ahizeyi eliyle kapatıp sonra ellerini telefonla asagıda biryerde bulusturup bir kendini sıkıp nefes aldıktan sonra sogukkanlılığla telefona cevap vermesindeki gibi bi hareketle ahizeyi degil ama titreşen ceptelefonunu apış arasına goturdu. evet hissediyordu titresimi. bunu yazmalıyım dedi filmlerde neden bu hareketleri yaparlarki diye gecirdi icinden bi an ve rahatladı. hissediyordu ki o filmlerdeki gibi goturmemisti sanki. hissediyordu. telefonu actı ve cevap verdi.

gene kacırdı beyaz atlı tespitini. her zaman kacırmıstı zaten. neden bir turlu yakalamayorum diye dusunuyordu ve gene yanlıs yazıyordu. cunku yakalmak zordu. cunku hissettigi ama bi turlu farkedemedigi bir sey vardı ki hersey bir tespitti zaten. herseyden bir tespit cıkabilirdi. bir değil birlerce tespit cıkabilirdi. ve daha kotusu bunu herkes biliyordu zaten kasılıcak bir taraf yoktu hayat denen o atlıkarıncaydı bu cunku ve o sanki kendisi bulmus gibi hissediyor ve bulucam diye ufak hep daha ufak seyleri bulmalıyım diye kendini harap ediyordu. ayrıntı olursa daha degerli olurdu sanki. saksısının yettigi kucuk tespitlere dalarken iste herseyi goremediginden bu hazin durumunu da farkedemiyordu. hayatı gozlemlim, sosyal olayım derken bitlerle, mikroplarla, amiplerle arkadas oluvermişti. cunku insanların hep daha kucuk ayrıntılarına girmeliydi.onlar sanki daha degerliydi bulması. biri saati sorsa hey akrepi buldum diyecekti ne enteresan bişi diye. iste zaten saksısında acan cicekler vardı, gecelerde ve yalnız. vermeye hic fırsatı olmuyordu ya da cok az. evet bedri rahmiyi de severdi. ama niye sevdigini hiç hissedemedi. gene aynı sebebden. aynadaki dudagının altındaki beni bizzat kendisi sanıyordu genc kız. cunku onu bulmustu aynada. dayanamıyordu iste hastalık gibin pust gibin bisiydi iste. tum ayrıntıları sade kendi saksısına gore estetize etmeye calısan faso gibin bisiydi iste. saksısı kucuk kendisini modern sandıgından faso oldugunu da bilemezdi yavru. iste beyaz atlı prensi de benzer sebebden kacırdı tabiki. cunku beyazatlı prensin de en ufak ayrıntısına odaklamıstı kendini. bir an önce tespit etmek istiyordu keremin toplumsalını ve bloguna sokmak. apış arasında hissettiği hiç hatırlayamadığı kereme artık dayanamayıp yedinci calısında telefonu actı:

- aslı naber?

- kereeem cabuk soyle ne kıdar buyuuk?

- ney anlamadım?

- ya kac santim soylesene dedi hadi cıbuk!!

- ne?

-beyaz atı soruyorum be seni diil

-ne? nediyosun be?

- kereeem. kereeem. dur kapatma. onemli diil kac santimse kaç…

kerem ee be deyip çat kapadı. o an bunu yazmalıyım bloguma dedi o an ve rahatladı gözleri kapalı hafif bir gülümsemeyle genc kız telefon kulagında kaldıgında. ama keremle aslıydı onlar aslında toplumsal olarak.

kerem de yani öküzün önde gideniydi. bi cakozlayamadı asıl kendisine konan talih kuşlu toplumsal tespiti. üzülme genc kız. çakozlayan biri çıkar seni.

2 Responses to “I tesp it.”

  1. abcdE Says:

    hmmm ne ya a k…hic yazma daha iyi …yazacaksan yaz adamakıllı bi yorum…tarrak gibi yazi olmus de…hmmmıs…sittir la…hmmm ne ya…ac harfleri olmadı ne bilim…Hani Misafirlkte Maymuntular Miyavlar ya…o yani senin yaptıgın…sittir la…

Leave a Reply